Mimarlık, çoğu zaman sanıldığının aksine, biçim üretmekle başlamaz. Bir yapının hikâyesi; kimin, nasıl yaşayacağı, hangi iklimde durduğu, güneşin gün boyu nereden geçtiği ve içeride nasıl bir hayatın kurulacağı sorularıyla başlar. Estetik, bu soruların dürüst yanıtlarından doğduğunda kalıcı olur. Bu bölümde mimari tasarımı bir stil listesi olarak değil, bir düşünme biçimi olarak ele alıyoruz.
Aşağıdaki dört tema, iyi bir tasarımın dayandığı ana eksenleri özetliyor. Her biri tek başına ele alınabilir; ama asıl güç, bu ilkelerin birbiriyle konuşmasındadır.
Neden ilkelerle başlıyoruz?
Moda değişir, ilke kalır. Bir yapının otuz yıl sonra hâlâ iyi görünmesi, gösterişli detaylarından çok, oranlarının doğru, ışığının iyi ve malzemesinin dürüst olmasına bağlıdır. Bu yüzden burada tek tek projeleri değil, iyi projelerin ortak zeminini konu ediyoruz. İç mekâna dönük ilkeleri iç mekân tasarımı bölümünde ayrıca ele alıyoruz.
Buradaki içerik genel ve eğitim amaçlıdır. Belirli bir yapı, imar durumu ya da mühendislik kararı için mutlaka yetkili bir mimar veya inşaat mühendisine danışın.